Domain Haberleri

Efsane Hikaye: Müzisyenlikten Alan Adı Milyonerliğine Castello Kardeşler

Castello Kardeşler

FLORİDA (dnjournal) — Müzikle boğuşan Castello kardeşler’in nasıl alan adı milyoneri olduklarına ilişkin büyüleyici bir hikaye ile 2006 yılına gidiyoruz.

Michael ve David Castello ile ilk görüşmemden sadece birkaç dakika sonra elimde büyüleyici bir hikayem olduğunu biliyordum. Basit bir başarı öyküsünden öte herkese ilham verebilecek girişimci bir öyküydü onlarınki. Rock müzisyenliğinden alan adı endüstrisinin dinamiklerine geçişin şaşırtıcı değişimi.

CCIN (Castello Cities Internet Network, Inc. – ccin.com), gelişmiş ‘.com’ uzantılı şehir alan adlarında son derece başarılı bir grup. ‘PalmSprings.com’, ‘Acapulco.com’, ‘Nashville.com’ vb. gibi çok sıkı domainler, portföylerine kattıkları isimlerden sadece bir kaçı (unutmayın ve 2006 yılındaymışız gibi okuyun) ve portföylerinde bunlar gibi yüzlerce mega jenerik ‘.com’ uzantılı alan adı var. New York’un çatı katında prova yapan işçi sınıfı çocukları olduklarını daha dün gibi hatırlıyorlar ve aslında üzerinden çokta büyük bir süre geçmemişti. Blondie adında şöhret olma peşinde olan bir grubun hemen üst katındaydılar. Tabi ki Castello kardeşler de ünlü olma peşindeydiler ama onların amacı tamamen farklı bir endüstriye girmekti. domainog.com

Onlarla ilk olarak 26 Ekim 2006 gecesi Miami Magic adında bir Florida bot partisinde karşılaştım. Castellolar, şimdiye kadar tanıştığım en ilginç ve sevimli insanlardı.

Castello Kardeşler
Michael Castello (soldaki) ve David Castello

Özellikle Michael, alan adları hakkındaki derin bilgisi ve gelişmiş web sitelerinden en çok kârın nasıl kazanılabileceğine dair çok fazla bilgi paylaşmaya istekliliği ile öne çıkıyordu.

Kardeşi David, konuşmamız sırasında birkaç adım uzaktaki bir masada küçük bir grupla konuşuyordu. Tam David’in de alan adları ile ilgili olduğunu düşünüp hemen yanından bir koltuk kaptım… veeee büyük hata! Tablo hiçte göründüğü gibi değildi ve “İkinci Dünya Savaşı” üzerine çarpıcı bir konuşma yapıyordu! Ve böylece tarih ve müziğin en büyük tutkuları arasında olduğunu kısa bir sürede öğrenmiş oldum.

Alan adı endüstrisine girmeden önce bir plak mağazaları olduğunu ve en sevdikleri kayıtlar, müzisyenler ve konserler hakkında yıllar boyunca yaşadıkları hikayeleri anlattılar. Sohbet iyice koyulaştığında, kendisinin ve Michael’ın nereden geldiğini ve yaşadıkları iniş çıkışların bugün yaşadıkları büyük başarıya nasıl zemin hazırladıklarını öğrendim.

Aldo ve Wictoria (anne ve babası) evlenirler. Kardeşler New York’un küçük italyası Bronx şehrinde dünyaya gelmişler. David 3 ve Michael 2 yaşındayken ailesi Florida’ya taşınıyor ve babaları Aldo, jet yolcu uçakları için türbin motorları yapan “Pratt & Whitney” şirketinde çalışmaya başlıyor.

Aldo, bilimkurguya ilgisinden dolayı havacılık endüstrisini her zaman seven birisi ve o da müziğe karşı ilgili. Kardeşler daha ilkokuldayken onlara geleneksel İtalyan müzik aleti olan akordiyon çalmasını öğretmiş.

Kardeşler liseye geçtiklerinde kendi rock grubu The Flying Tigers‘ı kuruyorlar. David elektrikli bas akordiyon çalıyor ve Michael’da vokalde. Bir yıl sonra gitara geçiyor… Derken prova yapmak için Manhattan’daki 30. cadde’de bir çatı katına yerleşiyorlar. Alt kattaki Blondie’nin şarkılarını dinleyerek uykuya dalacakları yer işte burası.

Castello Kardeşler
Davulcu David Castello ve Gitarist Michael Castello

İlk işleri “Dünya Ticaret Merkezi”nin 107. katındaki Dünya Restoranında garsonluk yapmak olmuş. Kardeşler ileride Los Angeles’a taşınmaya karar vermeden önce on yıl boyunca çeşitli gruplarda NYC müzik dünyasında çalıyorlar. David, Sunset Strip’teki iki ünlü kulüpde Rock şovları düzenlemeye başlıyor, Michael ise ses mühendisliği ve üretimi ile ilgileniyor.

Michael, 80 sonu 90 başlarında Dijital Kayıt fikrini merak ediyor. Bilgisayara 16 müzik kanalı kaydedebilen bir bilgisayar kullanıyor. Sesin, veri dosyası şeklinde olabilmesi büyük başarıydı. Tabii bunu bugün herkes yapıyor ancak o zamanlarda bu mantığın henüz çok başlarındaydık.

Müzik ve teknolojiyi birleştirmenin yeni yollarını ararken Michael, İnternet adlı yeni şey ile müzik işini nasıl birleştirebileceğimizi düşünmeye başladı. Ve işte tam da bu ayrım onları, hayatlarını tamamen değiştirebilecek yepyeni bir yola sürükleyecekti.

Michael’ın “İnternetin müzik tanıtmak için harika bir yol olacağını düşündüm” demesi üzerine 1991’de müziğini İnternet’te tanıtmak amacıyla Powwow Productions adlı bir şirketi kurdu. Telnet, FTP ve Gopher (bugünün modern arama motorlarının öncüleri) gibi web araçlarını nasıl kullanacağını öğrenmeye başladı. Web’i karıştırırken Kolombiya Üniversitesi web sitesi ile karşılaştı ve burada HTML kodlamayı nasıl yazacağını öğrendi. Artık tek ihtiyacı olan şey yeni girişimi için doğru bir alan adı seçerek “Powwow.com”u kurmaktı.

Çok araştırma yaptıktan sonra InterNIC.net adlı siteyi bulur. O zamanlar .com, .net, .edu, .org ve .mil TLD’leri yöneten sadece bir iki yer vardı! Tek yapması gereken, basit bir form doldurmak ve istediği alan adını almaktı! Altı hafta sonra sonunda cevap geldi ancak isteği reddedilmişti. Formda bir kelime bile yanlış olsa kayıtlar geri dönüyordu. Nihayet Michael, Powwow.com’u almak için yaklaşık dört ayını harcadı. Artık web ile müzik sitemini bir araya getirmeye başlayabilirdi.

Oldukça zor bir şekilde almış olsa da bu alan adı deneyimi Michael’ın ilgisini çeker ve devam eden haftalarda WhoIs sorgulamaları için Telnet’i kullanmaya başlar. Sorguladığı çoğu alan adı müsait (alınabilir) durumdadır. (rüya gibi resmen 🙂 ) Aslında ihtiyacı olan tek şey ‘Powwow.com’u almış olmaktı ancak aylarca yaptığı sorgulamalar sonrasında çoğu ismin başkaları tarafından kaydedildiğini fark eder ve üzerinde çalıştığı bu şey onu şaşkına çevirir!

1995 başlarında hızlı bir şekilde PalmSprings.com, Whisky.com ve başkaları için kayıt talepleri gönderir ve sürpriz olarak bu isimleri ilk kayıt eden kişi kendisidir ancak veritabanı yöneticilerinden durumu kötüye kullandığına ilişkin bir e-posta alır. Şirketi için beş alan adının yeterli olduğu söylendiğinde kendisi de sınırlarını aştığını düşünüyormuş. Devam eden bir kaç ay boyunca diğer en iyi alan adlarını alamamanın çaresizliği içinde nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin gözlemler yapar.

1997 yılı David ve Michael için dramatik bir dönüşüm yılıydı. Büyük etkinlikler Michael için alan adları dünyasında tamamen yeni bir fırsattı. Bunun nasıl olduğunu şu şekilde açıklıyor:

İlk günlerde alan adları kayıt için ücretsizdi ve hepsi ilk gelen hizmet esasına göre yapılıyordu. Daha sonra resme Network Solutions girdi ve veritabanındaki her alan adının yönetimi için ücret olarak kayıt başına 100 ABD dolar istemeye başladı. Ve internetin pek çok erken öncüsü ödemeyi reddederek geri çekildi.

Durun bitmedi 🙂

Michael ayrıca şöyle de bir açıklama yapıyor;

Benim için bu durum, en iyi isimlerden bazılarının tekrar kullanıma sunulmasıyla birlikte bir fırsat oldu. Temmuz 1997’de ödenmeyen tüm isimler kayıt defterine geri verilecekti. Birçok alan adı, iki aylık bir süreyle bekletilecek, orijinal tescil sahibinden alınacak ve bir sonraki tescil süresine kadar 7 gün bekleyecekti. Bu 7 gün sırrını çok azımız biliyordu. Tek yapmam gereken premium isimlerin hangileri olacağını bulmak, daha sonra yayın tarihinin yedinci gününde bu isimler için kayıt istekleri göndermeye başlamaktı. (domainog: çok zoruma gitti çook) Örneğin, Traveler.com’un sona erme tarihi 19 Temmuz 1997’di, bu nedenle 12 Temmuz’dan itibaren her gün her saat tescil ettirmeye başladım. Bu tekniği başka isimlerde de tekrarladım. Altın bulmuş gibi hissettim! Derken kardeşim David, tescillerde bana yardım etmem için Florida’ya geri döndü. İkimiz arasında Traveler.com, Cost.com, Rate.com, Sample.com ve diğerleri gibi isimleri kilitledik.

domainog: adam “isim” diyor ya isim… Bugün bunlardan birine sahip olanı siz düşünün… tek sorunları “ne alsak” diye düşünmek. ki kaldı ki bugün “ne alsak” ismini bile alamıyoruz 🙂 )

Los Angles’daki işler kötü geçtiğinde David Florida’ya geri dönmüştü. Konser organizatörü olarak ilk başarısından sonra kendi gece kulübünü açmaya karar verdi. Girişim başarısız oldu ve sahip olduğu her kuruşunu kaybetti. Birden iflas etti ve korkunç gelir ihtiyacı içinde Mayıs 1997’de Boynton Plajı’na döndü ve bir dizi yeni mesleğe başladı. Emlakçı ve emtia komisyoncusu olmak istediğini ama ikisinin de bir haftadan fazla sürmediğini söyledi. Alan adlarıyla Michael’a yardım etmesini önerense annesiymiş.

David her zaman yazmayı severdi ve L.A.’da kaldığı karanlık günlerde bu tutkuyu yeniden keşfetti. Bir gece oturup yazmaya başlar ve Rabbit On The Moon başlıklı romanının el yazmalarını bitirene kadar durmaz. Yazma becerisi Michael’la olan yeni alan adı ortaklığında önemli bir rol oynayacaktı.

“BoyntonBeach.com” Michael’e aitti ve ilk oluşturduğu sayfalar Boynton Beach Times için yazmış olduğu yerel tarih makaleleri idi. Alan adlarıyla ilgili hiçbir şey bilmiyordu ve İnternet hakkında da çok az şey biliyordu. Ancak, içgüdüsel olarak sahildeki konserlerin web sitesi trafiğini bilet satışlarıyla ilişkilendirmiş ve Boynton Beach’i ziyaret etmek isteyen birinin doğrudan “BoyntonBeach.com” e gireceğini düşünmesi ile olay onun içinde başlamış oluyor. Siteye reklamlar almaya başlıyor, internet pazarlamacılığının temellerini öğreniyor ve ilk yıl 30 yerel firma ile anlaşma imzalıyor.

1997 sonlarına doğru trafiklerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi durumunda yer veya ülke isimli alan adlarının ya da diğer bir terimle coğrafi alan adlarının çok fazla reklam getirisi sağlayabileceğini anlıyor. Palm Springs, Laguna Beach ve Pebble Beach’deki hareketliliğin sanal dünyaya, sanal şehirlere dönebileceğini kestiriyor. Michael, sanal şehirler kurma vizyonuna sahip olsa da, David, zorunluluk olarak, bu yeni fırsatın maddi yönlerine odaklandı. İnternetten tamamen haberi yokken, BoyntonBeach.com’dan para kazanmanın bir yolunu hızla öngörmüştü. BoyntonBeach.com’deki tecrübeleri sonrası ülke ismi barındıran alan adları için artık hazırdı.

Stratejiyi geliştiren yine anneleri oldu. Otuz yıldan fazla bir süredir Florida emlak komisyoncusu olarak çalışıyordu. 14 Aralık 1997’de Palm Springs’e uçar ve dizüstü bilgisayarı ile kasabadaki her emlak komisyoncusu ile görüşmek için yola koyulur. Reklam almak için görüştüğü kişilerden bazıları gülerek “sana on sent bile vermem” demişler. Derken PalmSprings.com için 135 acenta ile görüşür. Gittiği acentalardan birinde adı Lorenzo Lombardelli olan birisinin “altı saniyen var, anlat” demesi üzerine durumu anlatır ve kabul ettirerek 2 yıllık sözleşme imzalatır. 88 günde 9 anlaşma yapar.

Sahip oldukları şehir / ülke alan adlarının tamamına (100’den fazla .com) 2004’te “Associated Cities” ağında yer verilirler. Artık dünyanın dört bir yanından buldukları ve üye siteleri ortaklaşa tanıtmak için bir araya getirdikleri şehir alan adı sahipleri ile dev bir ağı kurmayı başarmış çok başarılı bir organizasyonu yönetiyorlardır.

1995’e geri dönersek;

LosAngeles.com, Denver.com ve Dallas.com gibi isimleri izleyerek düşecekleri ümidi ile olabildiğince çok şehir ismi satın almakla ilgilenmiş ancak 1996’da bazıları bu şehir adlarını satılığa çıkardıysa da bu fırsatı kaçırmış. Dan Pulcrano (SanFrancisco.com), Sean Miller (NewYorkCity.com), Skip Hoagland – Mike Ward (Atlanta.com) ve Josh Metnick (Chicago.com) gibi isimlerin Associated Cities‘e katılmaları ise oldukça uzun sürmüş ama katılmış mı katılmış.

 

DOMAINOG: Adamlar o yıllarda bile (ki aslında daha dün sayılır) .com uzantılı şehir alan adı sahipleri ile görüşüp Associated Cities ağından para kazanmaları için çok deli bir sistem oluşturmuşlar. Her bir alan adının ve sahibinin görüş, anlayış, tasarım ve içerikleri farklı da olsa genel anlamda gerçekten çok verimli ve karlı bir sistem olmuş. Bakın Losangeles.com’un 2006 görüntüsü. Associated Cties’in ise 2006 yılında ağında bulunan şehir / ülke alan adları;

acapulco.com, albany.com, albuquerque.com, alexandria.com, apachejunction.com, atlanta.com, baltimore.com, barcelona.com, belfast.com, bethesda.com, boyntonbeach.com, buenosaires.com, capetown.com, captivaisland.com, carmel-by-the-sea.com, charleston.com, chattanooga.com, chicago.com, corpuschristi.com, cupertino.com, dallas.com, dayton.com, daytona.com, denver.com, detroit.com, durango.com, edinburgh.com, escondido.com, fernandinabeach.com, freeport.com, geneva.com, glasgow.com, grandjunction.com, halfmoonbay.com, hiltonhead.com, honolulu.com, houston.com, indianapolis.com, johannesburg.com, lagunabeach.com, lisbon.com, longbeach.com, losangeles.com, losgatos.com, marinadelrey.com, memphis.com, milwaukee.com, minneapolis.com, moorea.com, myrtlebeach.com, nashville.com, newyorkcity.com, oakland.com, palmsprings.com, parkcity.com, petaluma.com, philadelphia.com, pigeonforge.com, portaransas.com, portelizabeth.com, portland.com, raleigh.com, richmond.com, saltlakecity.com, sanantonio.com, sandiego.com, sandusky.com, sanfrancisco.com, sanibelisland.com, sanjose.com, santacruz.com, sarajevo.com, savannah.com, seattle.com, southpadreisland.com, spokane.com, stlouis.com, stpetersburg.com, tijuana.com, toledo.com, toronto.com, vancouver.com, virginiabeach.com, washingtondc.com, westpalmbeach.com, williamsburg.com, yuma.com

2016 Archive kayıtlarına göre Associated Cities 100.000.000 gösterim sağlayan ve aylık 10.000.000 benzersiz ziyaretçiye ulaşan geniş bir ağ.

 

(DEVAM EDECEK…)

 

Kaynakdnjournal.com/cover/2006/december.htm

domain haberleri
Diğer ilgili haberler