Domain Haberleri

WIPO Davası: Ziraat

T.C. Ziraat Bankası A.Ş.nin 28 Ekim 2017’de WIPO’ya “Ziraat.net” adresi için Murat Terzioğlu’na açtığı dava, alan adının Murat Terzioğlu’nda kalması yönünde 5 Şubat 2018 günü sonuçlandı. Davaya hakem olarak 2 Ocak 2018’de Emre Kerim Yardımcı atanmış.

WIPO Davası Ayrıntıları

Dosya No: D2017-2111
Alan adı : ziraat.net
Karar : ŞİKAYETİN REDDİ
Karar Tarihi : 5 Şubat 2018
Şikâyetçi : Ziraat Bankası A.Ş.
Davalı : Murat Terzioğlu
Hakem: Emre Kerim Yardımcı

 

Davaya kısa bir bakış

Şikayet Eden, Ekim 2017’de WIPO’ya başvuruyor ve süreç başlıyor. Başvuru inceleniyor ve kabul ediliyor. Usulüne uygun şekilde Şikayet Edilen’e bildiride bulunularak Kasım 2017’de işlemler başlıyor. Cevap için 20 günlük süre belirleniyor ancak cevap için süre (kurallar 5a’ya göre) 5 gün daha uzatılıyor ve şikayet edilenden cevap geliyor.

Şikayetçi kurum, Türkiye’de 150 yıllık geçmişi ile yurt içi ve yurtdışında bir çok marka tesciline sahip Ziraat Bankası. Türkiyedeki tescili Şubat 2012‘de “tanınmış marka” statüsü kazanmış. Ayrıca ziraat.com ve ziraatbank.com.tr’nin de sahibi.

Şikayet edilen Almanya’da ikamet ediyor. Dava konusu “ziraat.net” adresini ise Ocak 2002‘de tescil ettirmiş ve herhangi bir adrese yönlendirmesi bulunmuyor.

 

Şikayet Eden ve Edilen Ne Diyor?

Şikayet Eden, dava konusu alan adı ile kendi markasının benzer veya karıştırılabilir olduğunu, alan adında meşru bir menfaati bulunmadığını, kendisine herhangi bir izin vermediklerini, “ziraat” ile ilgili bir markaya sahip olup olmadığını öne sürüyor ve alan adının kar amacı gütmek için satılmak üzere alınmış olduğunu iddia ediyor. Ayrıca markasından haberdar olunmamasının da mümkün olmadığını dile getiriyor.

Şikayet Edilen, şikayetçinin markasına ilişkin tescillerdeki ana unsurun, aslen jenerik bir kelime olan “ziraat” kelimesi değil “Ziraat Bankası” olduğu belirtiyor. Ayrıca ziraat.net’i 2002 yılında tescil ettirdiğini, buna karşı şikayetçinin tescil işlemlerinin ise 15 yıl sonra başladığını da ekliyor. Ayrıca dava konusu alan adının jenerik bir kelime olduğunu, hiçbir alan adını kullanmadığını, bu ve bunun gibi jenerik kelimeleri satma amacı ile aldığını, bu alım satım işi ile uğraştığını ve bu işin iyi niyetli bir kullanım olduğunu, şikayetçinin iddialarını reddederek bu iddiaların ispatlanması gerektiklerini, dava konusu alan adının kullanma veya şikayetçinin faaliyetlerini engelleme gibi bir amaç taşımadığını, haklarını ihlal etmek için kullanmadığını ve hatta kötüye kullanma riski taşıyacağından dolayı sponsor reklam alımları dahi yapmadığını dile getirmektedir. Ayrıca Şikayetçi’nin kötü niyetli olarak şikayette bulunduğunu belirterek, Hakem’in “tersine alan adı korsanlığı” yönünde tespitte bulunmasını da talep etmektedir. Şikayetçi’nin kötü niyetli kullanım ve tescile ilişkin hiçbir delil sunamadığını ve verdiği WIPO dava karar örneklerinin işbu dava ile uyuşmadığını da belirtmektedir.

 

Sonuç

Şikayet Eden, aşağıdaki üç hususun mevcudiyetini ispat etmek zorunda olup ispat yükü Şikayet Eden’e aittir.

  • (i) ihtilaflı alan adının, Şikayet Eden’in markasıyla aynı veya iltibas oluşturacak kadar benzer olduğunu; ve
  • (ii) Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adı ile ilgili olarak hiçbir hakkı veya meşru menfaati bulunmadığını; ve
  • (iii) ihtilaflı alan adının, Şikayet Edilen tarafından kötü niyetle tescil edildiğini ve kullanılmakta olduğunu

(i) Hakem, Şikayetçi’ye ait markaların (“ZİRAAT BANKASI” ve “T.C. ZİRAAT BANKASI”) “bank”, “bankası” veya “banka” kelimelerini içermelerine rağmen, belirgin ve ayırt edici unsurun “ziraat” ibaresi olduğu düşüncesiyle markaların karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzer olduğu sonucuna vararak şikayetçiyi haklı bulmuştur.

(ii) Şikayetçi, markasını kullanması için herhangi bir hak vermediğini, ihtilaflı alan adının tescilindeki amacı ticari olduğunu, alan adını kullanmadığını ve sadece kendisine satmak için alındığını belirterek bu kullanımın iyi niyetli değerlendirilemeyeceğini “ilk bakışta” (aksi ispatlanıncaya kadar (prima facie)) ortaya koymuştur.

Şikayet Edilen, ihtilaflı alan adını, jenerik bir kelimeden oluşması sebebiyle satış amaçlı aldığını ve başka alan adlarını da aynı amaçla satın aldığını beyan etmekte ve alan adının, Şikayetçi’nin sahip olduğu sektörel alan adları kategorisindeki alan adlarına uyan bir yapıya sahip olduğunu belirtmiştir. Şikayet Edilen, ayrıca alan adı alma satma işi ile uğraştığını, aldığı alan adlarını kullanmadığı gibi, ihtilaflı alan adını da kullanmadığını özellikle belirtmiş ve yaptığı alan adı alıp-satma işinin iyi niyetli bir kullanım olduğunu iddia etmiştir.

İdari Hakem, Şikayet Edilen tarafından yukarıda belirtilen kullanımın meşru bir hak kullanımı olduğuna ve bu kullanımı yaparken Şikayet Edilen’in dikkatli davrandığına ve Şikayetçi ile karışıklığa mahal verecek herhangi bir kullanım yapmamaya özen gösterdiğine ikna olmuştur. Ayrıca Hakem, Şikayet Edilen’in sektörel alanlardaki jenerik kelimeleri alıp-satma şeklindeki iş modelinin hukuk dışı bir model olmadığının, birçok UDRP kararı ile sabit olduğunu da göz önüne alarak; işbu davada da, ihtilaflı alan adının jenerik bir ibareden oluştuğunun ve bu amaçla kullanıldığının açık olduğu sonucuna varmıştır.

İdari Hakem, emsal teşkil edecek UDRP kararları uyarınca, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adları üzerinde meşru bir menfaatinin bulunduğu ve 4(c)(i) maddesinde yer alan şartları yerine getirdiği kanısına varmıştır.

(iii) Şikayet Edilen, alan adlarını alıp-satma faaliyeti yürütmekte ve özellikle jenerik alan adlarını alıp satmakta ve yukarıda da belirtildiği gibi bu meşru bir faaliyettir. Öte yandan;

  • Şikayet Edilen’in, ihtilaflı alan adının satışını gerçekleştirene kadar, Şikayetçi ile karışıklığa sebep verecek kasti bir kullanım yapmış olduğuna dair herhangi bir delil yoktur.
  • Şikayet Edilen’in, ihtilaflı alan adını sadece Şikayetçi’ye satmak için tescil ettirdiğine dair bir delil de dava dosyasında mevcut değildir. (Ör: Alan adının 15 yıl boyunca Şikayetçi’ye satılması gibi bir girişim olmamıştır.)
  • İhtilaflı alan adı, 2002 senesinde tescil edilmiştir. Söz konusu dava, ihtilaflı alan adının tescilinden yaklaşık 15 sene sonra başlatılmıştır.

Bu itibarla, Şikayetçi tarafından, ihtilaflı alan adının kötü niyetle tescil edildiğine ve kullanıldığına dair güçlü ve somut deliller sunulmuş olması gerekmektedir.Şikayet Eden tarafından, bu nitelikte bir delil sunulmamıştır.

 

Bu sebepler sonucunda Hakem, tartışmalı alan adı “ziraat.net”in Şikayet Edilen’de kalması yönünde davanın reddine karar vermiştir.

 

DOMAINOG: “ziraat” başka şey “ziraat bankası” bambaşka… Dava konusu alan adı “.net” yerine “.com” olsaydı yine aynı sonuç mu gerçekleşirdi?… “Ziraat Bankası” tescilindeki “ziraat” kelimesinin ayırt edici unsur olarak görünmesi ve bu sebeple marka sahibinin haklı bulunması… ilginç… İyi bir savunma şekli olmasından dolayı dava düşmüş olsa da ilerleyen süreçte hangi davalarda emsal olarak gösterileceğini iyi takip etmek gerek.

 

Kaynak : wipo.int/amc/en/domains/search/text.jsp?case=D2017-2111

domain haberleri